KÖYÜMÜZÜN TARİHİ

 
            Rusların baskısından bunalan hatta yaşamak ile ölüm arasında tercih yapmak zorunda kalan balkan ve kafkas Türklerinin bir grubu Bulgaristan ve Yunanistan’a kadar kaçarlar.Ve oralara yerleştikleri sanılmaktadır.
 
              Bu Kafkas Türkleri Bulgaristan ve Yunanistan’da balkanların bazı bölgelerinde uzun yıllar kalmışlar. Oralarda da tutunamamışlar. Bir grup Türk; Yunanistan ve Bulgaristan’dan ayrılırlar. Anadolu’nun muhtelif yerlerinde saklanırlar. İşte Anadolu da saklanan bu Türk boyları kendilerine emin ve güvenilir bölgeler bulana kadar Anadolu’nun her tarafında gezinmişler, dolaşmışlar bu arayış esnasında yolunu şaşıran ve ana grubu kaybeden 3-4 tane Türk yukarı köy dediğimiz yerde konaklamışlar. Orada ev filan yokmuş sadece köy pınarı dediğimiz suyun yerinde küçük bir kamışlık ve 1-2 topta böğürtlen varmış.Böğürtlenlerin dibinden su çıkıyormuş. 3-4 tane olan bu insanlar hayvanlarını sulamak ve biraz dinlenmek için orada konaklamışlar. Konakladıkları yer, O dönemde kurulu olan köylerin arazilerinin sınırları içerisindeymiş. ( yabancı köylerinin sınırları dahilindeymiş ) Köylüler oraya konaklayan 3-4 tane yabancı (Kafkas Türkleri) uzun bir süre oradan ayrılmazlar,
 
            Geçici bir süre için konaklayan daha sonra oradan ayrılmayan 3-4 tane insanın varlığından oradaki köylüler huzursuz olmuşlar. Köylüler onların oradan ayrılmalarını arazinin kendi toprakları olduğunu ileri sürerler. Suyun çevresine konaklayan 3-4 tane yabancı insanlarsa iyi bir yer buluncaya kadar orada kalacaklarını köylülere söylerler.
 
           Suyun başına konaklayan insanların yanında bir sürü hayvanları keçileri varmış. Kaçarlarken beraberlerinde getirmişler. Akıllı bir fikir: iki köyün yöneticilerine yani muhtarlarına gizlice birkaç hayvan hediye etmişler. Pazarlık yapmışlar.       Pazarlık karşılığında sadece suyun çevresini dar bir bölgeyi bize DEVRET! Demişler. Köyün yöneticisi orada konaklayan 3-4 tane insana acımış.Acıdığından değil, Pazarlık sonucu rüşveti aldığından dolayı “hadi size acıyorum bu yeride size DEVRETTİM‘’ demiş. İşte köyün gerçek isminin DEVRET olduğu o dönemin büyükleri tarafından söylenilmiş. Daha sonra 2 köyün halkı onlara Devretli – Devretlililer diye hitap etmişler.
               
Bölgede devret köyü olarak o bölgede yerleşmişler. Dolayısıyla nüfusları artmış. Bir köy olarak Türk Coğrafyasında yerlerini almışlar. Eski köylere yeni komşu köy olmuşlar. En büyük kayda değer özellikleri ise komşu köylerle iyi geçinirlermiş ama öteki köylere göre fakirlermiş. (Türk Köyleri). Öyle bir zaman gelmiş ki yabancı ve Türk köyleri birbirine karışmış, buna rağmen iyi geçinmişler.
 
Yukarı köy pınarının çevresinde konaklayan 3-4 tane insan devret köyü adını alarak çoğalmışlar, Civarda Türk köyleride çoğalmış. İşte bu oluşum öyle bir duruma gelmiş ki araziler, otlaklar, ekilecek yerler köylülere yetmemiş. Önceki zengin yerli köylüler (Yabancılar) arazilerini satarak daha güzel yerlere gitmeye başlamışlar. Devret köyü ileri gelenleri yani hali vakti yerinde olanlar yabancıların arazilerini satın almaya başlamışlar. DİPHARMAN denilen yer ve çevresi verimliymiş. Çay oradan geçtiği için sulakmış. Demek ki DİPHARMAN ve çevresi Derbentçi’lilerce yabancılardan satın alınmış.
 
         Dip Harmanı ilk satın alanlar.
 
         1-Karaoğla’nın Sadık    (Ürüşangil)
         2-Topal Mahmut           (Kayalıgil)
         3-Kır İsmail                  (Ismağagil)
         4-Göstengil                   (Çorçulgil)
 
Yabancıların büyük bir çoğunluğu bölgeyi terk ettiklerinde Karaoğla’nın Sadık, Topal Mahmut, Kır İsmail, Göstengil DİPHARMAN’nın muhtelif yerlerine tek katlı evler yaparak hayvanlarını da buraya getirerek bugün ki DİPHARMAN’ı kurmuşlar. Uzun yıllar bu 4 ev orada yaşamlarını sürdürmüşler. Yukarı köyden’ de zaman zaman tek tük evler gelmiş. Anlatılanlara göre yukarı köyden DİPHARMAN’a ilk gelen yani 5.nci ev Yanbaşmış.
 
            DİPHARMAN 1940’lardan sonra çoğalmış en önemli etken ise TURHAL ŞEKER fabrikasının açılması. Bizim köyünde pancar ekmesi yukarı köye bile pancar ekilmiş verim azlığından dolayı vazgeçilmiş.
 
Yani Devret Köyü, Devretli oluyor ve zamanla Derbentçi Köyü adını alıyor.
 
DERBENTÇİ’ ye KİMLER NEREDEN GELMİŞ ?
     Horasan ve Kafkaslardan Balkanlara, Balkanlardan da Anadolu’nun muhtelif yerlerine ve oralardan da köyümüze ilk gelenler aşağıdaki gibidir.      
      
1-      KEMALGİL                      : Akkuş Ordu’dan gelme
2-      GAZİGİL                           : Ankara haymanadan gelme
3-      MİSTİLİGİL                     : Habeşistan’dan gelme
4-      SARIGİL                            :Doğu Karadeniz Artvin’den gelme.
5-      HIRA VE MECAZGİL     :Akdeniz-Burdur’dan
6-      SİLOVGİL                         :(Omarcı)-Kars’tan gelme
7-      HACELİGİL                      :(Bozoklar) Akdeniz Yöresinden
8-      AZİZGİL                            :Ordu-Akkuş’dan gelme.
9-      ÇAKIRGİL                         :Sivas Divriği ‘den gelme.
10- SARAYGİL                        :Ordu-Akkuş’tan gelme.
11- ÇORÇİLGİL                      :Malatya’dan gelme
12- ÜRÜŞANGİL                      :Malatya’dan gelme
13- İSMAĞAGİL                      :Kars’tan Gelme
14- DURBABA……………….: Gümüşhane – Kelkit